İlçemizde "Çocuğu İhmal ve İstismar" konulu toplantı düzenlendi.İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü  ve İlçe Jandarma Komutanlığı işbirliği ile yapılan toplantıda; aşağıdaki konular üzerinde duruldu.Toplantıya  Kaymakamımız Sn.Hilal KÜSMEZ GÜNAYDIN  ,Salıpazarı Belediye Başkanı Sn.Halil AKGÜL,İlçe Jandarma Komutanı Sn.Hakan AKÇAY, İlçe Emniyet Amiri Sn.Özkan PEKŞEN,İlçe Milli Eğitim Müdürü Sn.Ali SAVAŞ,İl Jandarma Komutanlığı Temsilcileri,  Uzman Psikolog ve İlçemiz İdareci ve Öğretmenleri katıldı.

     

             Çocuk İhmali

 

Çocuk ihmali; çocuğun beslenme, giyinme, barınma, eğitim, sağlık ve sevgi gibi temel gereksinimlerini çocuğa bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından karşılanmaması sonucu, çocuğun gelişiminin en üst düzeyde gerçekleşmesinin engellenmesi olarak tanımlanmaktadır. 

            Duygusal  İstismar

 

UNICEF, duygusal istismarı ve ihmali; çocuğun nitelik, kapasite ve arzularının sürekli kötülenmesi, çocuğun sürekli olarak insanüstü güçlerle, sosyal açıdan ağır zararlar verme ya da terk etme ile tehdit edilmesi, çocuktan yaşına ve gücüne uygun olmayan taleplerde bulunulması ve çocuğun, topluma aykırı düşen çocuk bakım yöntemleri ile yetiştirilmesi olarak tanımlanmaktadır.

Fiziksel istismar

 

Fiziksel istismar, çocuğun anne babası ya da bakımından sorumlu başka kişi tarafından sağlığına zarar verecek biçimde fiziksel yaralanması ya da yaralanma riski taşımasıdır. Genel olarak fiziksel istismar, çocuğun kaza dışı nedenlerle yaralanması olarak bilinmektedir.

 

Cinsel İstismar:

            Çocuklarda cinsel istismarın yaygınlığı ABD’de 1.3/1,000; Türkiye’ de ise %1,4’dür. Ülkemizde kadınların %20’sinin, tüm erkelerin % 7’sinin çocukluğunda en az bir kez cinsel istismara maruz kaldığı, kız çocuklarının erkek çocuklarına oranla 3 kat fazla cinsel istismara maruz kaldığı saptanmıştır.

Cinsel istismar, psiko-sosyal gelişimini tamamlamamış ve yaşı küçük olan bir çocuğun bir erişkin tarafından cinsel doyum için kullanılmasıdır. Cinsel istismar oral-genital, anal, genital veya oral temas ile olabileceği gibi, teşhircilik, röntgencilik ve çocuğu pornografide kullanmak şeklinde de olabilir. Çocuk pornografisi gibi çocuğa yönelik organize cinsel saldırılar giderek yaygınlaşmakta; yasadışı olmasına rağmen internetin de etkisi ile çocuk pornografisi yaygın bir pazara ve yüklü bir ciroya sahip olduğu bilinmektedir.

            “Cinsel istismar” ile “cinsel oyunlar”ı birbirine karıştırmamak gerekir. Aynı gelişimsel düzeydeki çocukların birbirlerinin genital organlarına bakması veya ellemesi, ilişki olmadıkça normal olarak kabul edilir ve sağlıklı bir çocuğun kendi bedenini ve karşı cinsi tanıma, ayırt etme aşamasıdır. Bu tür merakların oyunlarla giderilmesi sağlıklı ve güvenlidir.

            Çocuğa yönelik cinsel istismarının çocuk üzerinde en fazla etki bırakanı istismarın aile bireyleri veya akrabaları tarafından çocuğun tanıdığı bir yerde gerçekleştirilen ensest durumlardır. Ensest, ana-baba otoritesine sahip bir erişkin ile bir çocuk veya ergen arasındaki her çeşit cinsel ilişkidir. Önemli olan aradaki kan bağı değil, erişkinin anne-baba hakimiyeti, gücü ve çocuğun bağımlılığıdır. Mor Çatı Derneği’ne başvuran 538 kişinin % 35’inin cinsel şiddete uğradığını, cinsel şiddette uğrayanların % 26’sının ise ensest mağduru olduğu bildirilmiştir.

           

Çocukluk çağı cinsel istismar çoğu zaman kimseye söylenmediği için birilerince fark edilinceye kadar çocuk tarafından saklanır ya da özellikle tanıdık biri tarafından istismara maruz kalan

            Cinsel istismar sonrası en sık görülen ruhsal rahatsızlıklar olarak travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, aşırı kaygı, panik, fobiler, unutkanlık, duyarsızlık, güven kaybı, benlik saygısında ciddi hasar, utanç, uykusuzluk, organik bir temeli olmayan dirençli ağrılar bayılma ve madde-alkol kullanmaya başlama veya miktarını arttırma, intihar girişimi, kendine zarar verme davranışı gibi sıralanabilir. Yetişkinlikte ise cinsellikten kaçınma, iğrenme ve cinsel isteğin ve ilginin azalması gibi cinsel sorunlar ortaya çıkmakta ve cinsel istismar öyküsü olan çocukların daha fazla cinsel saldırıda bulunduğu da bildirilmektedir.

            Sonuç olarak çocuk istismarı ve ihmali bir halk sağlığı sorunudur. Eğitimsiz ailelerin %40'ı çocuklarını istismar ederken, eğitim düzeyi yüksek ailelerde bu oran %17'dir. İstismar ve ihmal, eğitim seviyesi azaldıkça artış gösteren kavram olduğu için aile merkezli destek programlarına, eğitime verilen önemin ve bilincin artırılması, çocuğun topluma kazandırılması, konu ile ilgili gerekli ve aynı zamanda caydırıcı olacak nitelikte yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.